Haksızlığa uğramak ve öfkeyi içine atmak damar sağlığını nasıl kilitliyor? Columbia Üniversitesi’nin 2024 kardiyoloji araştırması ve kalbinizi koruyacak 5 adımı keşfedin.
Haksızlığa karşı psikolojik tavrınız nasıl olmalı
Haksızlığa uğramak, insanların en yoğun duygusal tepkiler verdiği yaşam deneyimlerinden biridir. Bir kişinin emeğinin görmezden gelinmesi, suçsuz olduğu hâlde suçlanması ya da adaletsiz bir davranışla karşılaşması öfke, üzüntü, hayal kırıklığı ve çaresizlik duygularını aynı anda ortaya çıkarabilir. Bu duygular son derece doğaldır. Ancak önemli olan, haksızlığın kendisinden çok ona nasıl tepki verdiğimizdir. Çünkü psikolojik sağlığımızı belirleyen en önemli unsurlardan biri, yaşadığımız olaylara verdiğimiz anlam ve geliştirdiğimiz başa çıkma becerileridir.
İlk olarak yaşanan olayı inkâr etmek ya da bastırmak yerine duygularınızı kabul etmek gerekir. “Kırıldım”, “Öfkeliyim” veya “Hayal kırıklığı yaşıyorum” diyebilmek, iyileşmenin ilk adımıdır. Duygularını tanımlayabilen bireyler, onları daha sağlıklı yönetebilirler.
İkinci olarak, haksızlığın bütün hayatınızı tanımlamasına izin vermemek önemlidir. Yaşadığınız olay canınızı yakmış olabilir; ancak bu durum sizin değersiz olduğunuz anlamına gelmez. Pek çok kişi, haksızlıktan sonra kendisini sorgulamaya ve özsaygısını kaybetmeye başlar. Oysa başkalarının adaletsiz davranışları, sizin karakterinizi değil onların tutumunu yansıtır.
Sağlıklı bir yaklaşım geliştirebilmek için olay ile kişi arasında ayrım yapmak gerekir. “Bana haksızlık yapıldı.” demek başka, “Ben değersiz biriyim.” demek bambaşkadır. İlk düşünce gerçeği ifade ederken, ikinci düşünce psikolojik yaralanmayı derinleştirebilir.
Haksızlık karşısında öfkeyle hareket etmek çoğu zaman yeni sorunlara neden olabilir. Bu nedenle sakinleşmek için kendinize zaman tanımak, nefes egzersizleri yapmak, yürüyüşe çıkmak veya güvendiğiniz biriyle konuşmak daha sağlıklı sonuçlar doğurabilir. Duyguların yoğun olduğu anlarda verilen kararlar pişmanlık oluşturabilir.
Hak aramak ile intikam almak birbirinden farklı kavramlardır. Eğer ortada hukuki veya etik bir ihlal varsa, uygun yollarla hakkınızı aramak psikolojik açıdan güçlendirici olabilir. Ancak sürekli intikam düşüncesiyle yaşamak, zihni geçmişe bağlar ve kişinin yaşam kalitesini düşürür.
Son olarak, bazı haksızlıkların telafi edilmesi mümkün olmayabilir. Psikolojik olarak bir çıkmaza girmiş olabilirsiniz. Böyle durumlarda gerektiğinde psikolojik destek almak, yaşanan olayın uzun süreli travmaya dönüşmesini önleyebilir.
Unutulmamalıdır ki güçlü olmak, hiç incinmemek değil; incindikten sonra yeniden ayağa kalkabilmektir.