Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu (PAS) yani anne ya da babanın çocuklarını birbirlerine (anne ya da babasına) düşman etmesi Nedir? Belirtileri ve Çözüm Yolları nelerdir?
Anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı?
“Anneni mi Daha Çok Seviyorsun Yoksa Babanı mı?” – Çocuk Psikolojisinde Tehlikeli Bir Soru
Çocukluğumuzda genellikle masum bir şaka ya da sevimli bir takılma olarak karşılaştığımız “Anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı?” sorusu, aslında çocuk psikolojisi açısından oldukça riskli ve yıpratıcı bir yaklaşımdır. Yetişkin dünyasında basit bir tercih oyunu gibi görünen bu cümle, zihinsel ve duygusal gelişimini henüz tamamlamamış bir çocuğun iç dünyasında derin bir sadakat karmaşasına yol açar.
Çocuk için anne ve baba, dünyayı üzerine inşa ettiği iki temel sütundur. Bir çocuğu iki ebeveyn arasında seçim yapmaya zorlamak, ona dünyasının yarısından vazgeçmesini söylemek gibidir. Çocuk her iki ebeveynini de farklı yönleriyle sever ve onlara ihtiyaç duyar. Dolayısıyla bu soru sorulduğunda çocuk büyük bir baskı ve suçluluk hisseder. Eğer birini seçerse diğerine ihanet edeceğini, seçmediği ebeveynin sevgisini kaybedeceğini düşünür. Özellikle boşanma veya aile içi gerilim süreçlerinde bu soru sorulduğunda, çocuğun yaşadığı kaygı katlanarak artar.
Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu (PAS) süreçlerinde bu kalıp, masum bir soru olmaktan çıkıp manüplatif bir araca dönüşür. Yabancılaştıran ebeveyn, çocuğu doğrudan veya dolaylı yoldan bu sorunun cevabını vermeye zorlar. Çocuk, onaylanmak ve kendisini güvende hissetmek adına yanındaki ebeveynin duymak istediği cevabı verir: “Seni daha çok seviyorum.” Fakat bu yapay tercih, zamanla çocuğun diğer ebeveynle olan bağını zedelemeye başlar. Çocuk söylediği yalanın veya taraf tutmanın yükünü taşıyamaz hale gelir ve çareyi diğer ebeveyni tamamen reddetmekte bulabilir.
Ebeveynlerin ve yakın çevrenin bu konuda yapması gereken en sağlıklı yaklaşım, çocuğu asla taraf seçmeye itmemektir. Çocuğun her iki ebeveynini de eşit ve özgürce sevebileceği bir duygusal alan yaratılmalıdır. “İkimizi de sevmek zorunda değilsin, birini daha çok sevebilirsin” hissi vermek yerine; “Biz senin hem anneniz hem babanızız, ikimizin de sana olan sevgisi ayrı ve sen ikimizi de dilediğince sevebilirsin” mesajı kararlılıkla iletilmelidir. Çocuklar hiçbir koşulda ebeveynleri arasında bir hakem ya da jüri üyesi rolüne sokulmamalıdır.